Gece

Gece
Gece

Yine yalnız ve karanlık bir gece. Yine gözlerimin yaşlarını içime aktığım bir gece. Ve yine yokluğunun içime verdiği bir ızdırap. Ve hangi özlemlere yazsam adını bilemeyeceğim bir gece. Gecelerden öte bir gece. Her seyin hiç olduğu hiçliğin manalaştığı bir gece. İnsanın kalbine bu kadar mı acı çöker ki taşınmasının zorluğu tarifsiz olsun. Ne de yabancılaşıyor ism-u cisman olan her şey senden sonra.  Kelimeler tekrarlanır, buğulanır ve düğümlenir tüm sözcükler senin adı geçince. Bir rüzgar misali bazen öyle şiddetli olur ki süpürülür bu bendeki senden hariç olan her sey. Bazen de hafif bir nisan yağmuru olur, düşer goncalaşmış bahçemin çiçeklerine.

Bir gidişin oldu adına ‘’eksiltti ‘’koyduğum günlerim. Döner misin bu sahipsiz bıraktığın gönlüme bir daha! Uğrar mısın virane olmuş şu yaşam denilen çileli sokaklarıma! Kim bilir belki  çat kapı gelirsin diye kaç gece gelmeyeceğini adım gibi bildiğim halde bekledim. Bazen gecenin en ıssız saatinde pencereden tebessüm eden yüzünü görür gibi oluyorum ve derken bir gölge düşüyor  perdenin arkasına  hemen kalkarım, bir umut yaa ama ne yazık ki her zaman ki nafile sonuçlar…

Ve gece… Bitmek bilmez doğruların hatırlandığı saatler. Akrep ve yelkovanın çakıştığı, duyguların hasret göz yaşlarına sulandığı gece. Sevgiliye özlem duyulan gece.  Mezopotamya  coğrafyasında titreyen gece. Kimine huzur, kimine mutluluk banaysa hasret kokan gece. 

Ve yine gece, yine karanlık ve de yalnızlık…


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :
Bu yazıdan para kazanabilirsin

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *