Siyasetin Vazgeçilmez Malzemesi : Yoksullar

Siyasetin Vazgeçilmez Malzemesi : Yoksullar
Siyasetin Vazgeçilmez Malzemesi : Yoksullar

‘’Hayal kırıklığı ile kalbi burkulanlar, kendilerini gasp edilmiş mirastan yoksun bırakılmışa benzetirler.’’

Çok iyi biliyoruz ki günümüz toplumunda hangi sistem olursa olsun hepsinin sömürü kitlesi; yoksul kesimlerdir. Özellikle kapitalist ve liberal sistemde, hatta yoksulluk üzerine siyaset yapan ve her şeyin eşit ölçüde paylaşılması gerektiği savunan sosyalizm ve komünizm de dahil. Ne yazık ki bunların sırtına binerek zirveye çıktığı kesim, yoksullardır. Günümüz 21. yüzyılında yoksulluk had safhaya gelmiş, insanlar günlük bir ekmek bulamayacak düzeye gelmiştir. Ve bu yoksul insanlar hayatta bir beklentisi olmadığında, kendi yaşamlarını ve düşüncelerini idame edecek bir ideolojiye tutunmaya çalışmışlardır. Örneğin; İngiltere Püriter devriminin başarısını yoksullar sağlamışlardır. Cromwell’in yeni modern ordusu, Almanya’nın ve İtalya’nın Nazi ve Faşizm devrimlerinin temellerinde yine yoksullar yer almaktadır.
 
Bu yoksulların başka önemli bir özelliği ise hayatta yerini bulamayan ama farklı ideolojilerin şemsiyesi altında hayatta yerini bulma umudunu taşımalarıdır. Bu kişiler huzursuzdur, tatminsizlik içindedirler. Amaçlarına ulaştıracak her yolu mubah görürler. Özellikle bu yoksul sınıfı günümüz Ortadoğu, Asya ve Afrika ülkelerinde hüküm sürmektedir.
 
Türkiye’deki yoksul sınıfa bunların anatomisini yapmak biraz güç olsa gerek. Çünkü Türkiye’deki yoksul sınıf ideolojiden biraz daha farklı bir konumda sınıflandırabiliriz. Birçok darbe görmüş ve bu darbe sonucu hem demokrasisi hem de ekonomisi yerlerde sürünen Türkiye’sinde maalesef yine en çok kaybedenler yoksul sınıf olmuştur. Enflasyonun tavan yaptığı yıllar, şiddetli geçimsizlik ve bunalım dönemleri yaşanmıştır. Ve bunun üstüne koalisyon hükümetleri zamanını eklenince, Türkiye beli bükülmüş ve IMF’ye bağımlı bir ülke haline gelinmiştir.

1980 askeri darbesi sonucu hükümeti ele alan darbeci cunta ülkeyi fırtınalar koparan kaosun eşiğine getirmişler. Sonuç olarak sokak terörizm ve şiddet yanlısı eylemler çıkmıştır. Ülkenin birçok yerinde iç karışıklık ve eylemler boy göstermiştir. Baktığımız da bu gün Doğu ve Güneydoğu vilayetlerimizdeki birçok terör eylemleri boyutuna gelen eylemlerin sebebiyeti işsizlik ve bunun sonucu olan yoksulluktur. ‘’Tabi kimlik sorunu da işin başka boyutu’’ Yoksullukla beraber gelen eğitimsizlik ve cehalet ülkeyi hala kambur bir demokrasi ile yürütülmeye muhtaç haline getirmiştir. Bu yoksul kesim, hazlarının doyumuna ulaşmak için her türlü bahane akıntılarına kendilerini salmaktadırlar. Çünkü bu yoksulları muhatap alan tek merci sokaklardır, şiddettir, eylemdir, kin ve nefrettir. Kişiliklerini bu eylemlerde bulmaktadırlar.

Sonuç olarak bir yoksulun kaybedeceği hiçbir şeyi yoktur. Tek kaybedeceği bir şeyi olan canını ise sürünerek yaşamaktansa aziz bir dava uğruna feda edebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu nedenle Türkiye ve dünyanın birçok noktasında insan gözünün kararmasının sebebi budur. Bu açığı çok iyi kullanabilen liderler bunların üzerinde siyaset yaparak ve bunları davalarında maşa gibi kullanarak zirveye tırmanır. Belki de yoktan var olan bir liderin en büyük dayanağı yoksul bir kitlenin varlığıdır. Bir kitleyi diğer kitleye kırdırmanın başka bir yoludur, yoksulluk politikasını başarıyla uygulamak.


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :
Bu yazıdan para kazanabilirsin

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *