Hak Olan Şey Elbette Zuhur Edecek

Hak Olan Şey Elbette Zuhur Edecek
Hak Olan Şey Elbette Zuhur Edecek

Ansızın bir hal olur ve dünya ile ahiret arasında ince bir çizgi olan ölüm gelir bizi bulur. Nerede olursak olalım; ne yaş, ne mekan ne de dünyaya olan bağlılık fayda vermez. Geldi mi Melek’ül mevt ‘’Azrail’’ artık biçaredir haller. Ameller kabir yolculuğumuza ya birer kandil ya da karanlık çukurlarından bir çukur olur. Heybemizde ne varsa odur bize kâr kalan. İçmişsek bir mürşit pınarında ab-ı hayat şerbeti işte imanımıza belki odur vesile olan.
Bir ilim meclisi sohbetinde şöyle bir kısadan hisse dinledim: Bir gün Behlül Dânâ Hazretleri halife Harun Reşid’e sorar;

 

  • Yerin altında, üstünde ve gökyüzünde neler vardır? Bu ne kolay bir sorudur der Harun Reşit.
  • Tabi ki yerin altında ölüler, üstünde yaşayanlar, gökyüzünde ise melekler vardır. Bu cevap Hazreti memnun etmez ve şöyle der;
  • Bilemedin ey Emir’el Müminin der. Ve sonra şöyle devam eder,
  • Yerin altında pişmanlık, yerin üzerinde hırs, gökyüzünde ise rahmet ve merhamet vardır der.

Ne anlamlı ve güzel bir konuşma değil mi? Yeryüzünde yaşayan biz hırs ehli insanlar; ölümü bir karanlık çukuru olarak biliyoruz. Ve sonrası hiç ölmeyecekmiş gibi her şeyi unutuyoruz. Ahiretimizin geçici bir ön hazırlığı olan dünyadan az da olsa elimizi eteğimize çekersek belki o zaman felaha ereriz. Şunu unutmamak gerek; mezarlık faydasız pişmanlık ve ahların olduğu bir yerdir. Ancak Allah’ı ve Resul’ünü tam manada anlayabilsek ve sorumluluğumuzun farkında olabilirsek şayet, Harun Reşid’in dediği gibi yeraltı sadece ölülerin olduğu bir yer olabilir.

Şu ayeti kerimede Yüce Rabbimizin buyurduğu gibi; ''Küllü nefsin zâikatül mevt, summe ileynâ turceûn’’ Her nefis ölümü tadacaktır ve sonra bize döndürüleceksiniz. Ancak nefsimizin bu ölümü tatmadan önce Hz. Ömer (ra) bir kulak verelim;
Hz. Ömer (ra) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Hesaba çekilmeden önce, kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce, kendi amellerinizi tartınız. Hesaba çekilmek üzere, kıyamet günündeki en büyük arz, huzura alınma için gerekli güzel hazırlıklarınızı yapınız. O gün huzura alınırsınız, öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak.”
Sevgili dostlarım gelin hep beraber salihane bir niyetle Şah-ı Nakşibend dergahında sürekli tekrarlanan şu tövbe sözcüklerini hıfz edelim.
''Yarabbi, bütün yapmış olduğum günahlardan ben pişmanım, keşke yapmasaydım, inşallah bir daha yapmayacağım.''
 


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :
Bu yazıdan para kazanabilirsin

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *